
Beria ve bilimadamları kendilerini koruma altına almak için 10 kilometre kadar uzaklıktaki komuta merkezine girdiler. Sabah saat 6’da bir patlama oldu ve ortalığa gözleri kör edici bir ışık saçıldı. Simon Sebag Montefiore, Stalin: Kızıl Çar’ın Saltanatı adlı kitabında Beria’nın diğerleriyle birlikte dışarı koşturarak yükselen mantar bulutunu seyredişini betimler. “1 No’lu Görev” başarıyla tamamlanmıştır. Beria öylesine heyecanlanmıştır ki çalışmayı yürütenlerin başındaki bilimadamını alnından öperek, “Tıpkı Amerikalılarınki gibi görünüyordu, değil mi?” diye sorar. Hiroşima’dan dört yıl sonra artık Sovyetler Birliği’nin de bir atom bombası vardır. Semipalatinsk’teki bu ilk nükleer denemeyi yüzlercesi daha izledi. Askerî programın yanısıra sivil nükleer sanayi de gelişti ve Sovyetler Birliği’nin bütün köşelerine ulaştı. Neredeyse bir felakete dönüşen birçok vahim kaza ve atlatılan sayısız bâdireler, nükleer sanayinin gelişimini ne durdurmaya ne de yavaşlatmaya yetti. Nükleer sanayi, zaten aşırı derecede kirlenmiş bulunan Rusya, Kazakistan, Ukrayna ve Belarus gibi bölgelerde bile yayılmayı sürdürdü. Bunlar arasında özellikle Rusya Federasyonu’nun nükleer hevesleri sürüyor. Rusya halen Çin, Hindistan ve İran gibi ülkelere nükleer bilgi, teknoloji ve hizmet veriyor. Rusya aynı zamanda, 21. yüzyılda bütün dünyadan gelen radyoaktif materyalleri işleme ve depolamada anahtar bir rol oynamayı hedefliyor. Radyoaktif materyaller aldığı ülkeler arasında Tayvan, Japonya, Macaristan, İran, Fransa, İsviçre, Almanya, Hollanda ve Çek Cumhuriyeti bulunuyor. |
![]() |
|
![]() |
|
![]() |
|
![]() |
|