BM: Gıda fiyatlarındaki artış endişe verici

Birleşmiş Milletler uzmanları, artan gıda fiyatlarından kaynaklanan toplumsal patlamaların önüne geçebilmek için başlıca tarım ülkelerinin politikalarını acilen değiştirmeleri gerektiği uyarısında bulundular ve çevreyi korumakla açları doyurmak arasında uygun bir denge kurulması gerektiğini söylediler.

UNESCO'da biyolojik çeşitlilik uzmanı olan Salvatore Arico, Birleşmiş Milletler bünyesinde 400 uzmanın hazırladığı raporu şöyle özetledi: "Uluslararası topluluk, toplumsal parçalanma ve çevrenin geri dönüşsüz bir şekilde bozulmasından kaçınarak, artan nüfus ve iklim değişikliğinin üstesinden gelmek istiyorsa, modern tarım radikal bir biçimde değişmek zorunda."

Rapor fosil yakıtlara daha az bağımlı gıdaların nasıl üretileceğine ilişkin kapsamlı bir görüş vermeye çalışıyor; yerel kaynakların, doğal gübrelerin ve geleneksel tohumların kullanımını öne çıkarıyor ve toprağı ve su kaynaklarını korumaya çalışıyor.

Pirinç, buğday ve mısır gibi temel gıdaların fiyatı hızla yükseliyor. Bu yükseliş Haiti, Mısır, Kamerun, Fildişi Sahili, Moritanya, Etiyopya, Özbekistan, Yemen, Filipinler, Tayland, Endonezya ve İtalya'da halk protestolarına sebep oldu. Meydana gelen olaylarda onlarca kişi öldü ve Haiti başbakanı Jacques-Edouard Alexis'in görevden alınmasına sebep oldu. Öte yandan, ekmek fiyatlarını sübvanse etmenin artan maliyeti Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'in başlıca endişelerinden biri.

Buğday fiyatları geçen yıl Mart ayından bu yana yüzde 130 ve soya fiyatları yüzde 87 yükseldi. Ve kalkınmakta olan ülkelerde gıda tüketici harcamalarının yüzde 60 ila yüzde 80'ini temsil ediyor. Dünya Bankası'na göre, dünya genelinde gıda fiyatları son üç yılda yüzde 83 civarında artmış bulunuyor.

Kalkınma için Tarım Bilimi ve Teknolojisinin Uluslararası Değerlendirmesi adlı rapor, modern tarımın gıda üretiminde önemli artışlar sağladığını, ama elde edilen faydanın eşitsiz olarak dağıldığını söylüyor ve bunun, "küçük çiftçiler, emekçiler, kırsal topluluklar ve çevre tarafından ödenen ve gitgide katlanılmaz olan bir bedeli olduğunu" vurguluyor.

Birleşmiş Milletler panelinden önce, bu konuyla ilgili olarak Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) gibi uluslararası kuruluşlar, çeşitli sebeplerden kaynaklanan gıda fiyatı artışlarının tehlikeleri konusunda yakın zamanlarda yüksek sesli uyarılarda bulundular.

Gıda fiyatlarının artmasına şunlar sebep oluyor: Kötü hava, petrol ve nakliyenin görülmemiş düzeyde yüksek fiyatta olması, zenginleşen Asya ülkelerinde et ve süt ürünlerine talebin gitgide artması ve dünyanın fosil yakıtlara bağımlılığını azaltmak için Batı'nın tahıldan ve özellikle de mısırdan yapılan "biyo-yakıt" kullanımını desteklemesi...

Dünya Bankası başkanı Robert Zoellick zengin ülkelere, Birleşmiş Milletler'in Dünya Gıda Programı'na ek 500 milyon dolar katkıda bulunma çağrısında bulundu. Beyaz Saray'ın bildirdiğine göre, geçtiğimiz günlerde George W. Bush "Afrika ve diğer yerlerdeki önceden tahmin edilmeyen gıda yardımı ihtiyaçlarını karşılamak üzere" acil gıda yardımı için 200 milyon dolar hazır bulundurulması emrini verdi.

Dünya Bankası Afrika'ya önümüzdeki yıl vereceği tarımsal borcu yaklaşık olarak iki katına, yani 800 milyon dolara çıkarmayı düşünüyor. Ve Uluslararası Para Fonu'nun yönetim kurulunu oluşturan maliye bakanları, krize ortak bir tepki verebilmek için iki kurumun birlikte çalışması gerektiğini söylediler.

Finans piyasalarının başaşağı düşmesiyle gıda fiyatlarının yükseldiğini söyleyen Zoellick, 2005'ten bu yana başlıca ürünlerin fiyatları yüzde 80 arttığını belirtti.

Birleşik Devletlerpetrol tüketimini azaltmak ve çiftçiler için mısır fiyatlarını yüksek tutmak için biyolojik yakıt, özellikle de mısırdan yapılan etanol kullanımı konusunda baskı yapıyor olmakla eleştiriliyor. Çünkü çiftçileri hoşnut eden aynı fiyatlar kalkınmakta olan dünyada gıda olarak kullanılan temel tahıllarda kısıntıya sebep oluyor.

Avrupa Birliği biyolojik yakıt kullanımına yaptığı vurguyu gözden geçiriyor. Buna karşılık Avrupa Komisyonu geçtiğimiz günlerde, 2020 itibariyle taşımacılıkta kullanılan yakıtın yüzde 10'unun biyolojik yakıttan olması hedefinin askıya alınması yolundaki bir öneriyi reddetti. Bu hedef, küresel ısınmayı azaltmak çabasının bir parçası olarak, Avrupa Birliği'nin 2020 itibariyle karbon dioksit salımını yüzde 20 oranında azaltma taahhüdünün bir parçası olarak görülüyor.

BM gıda hakkı özel raportörü Jean Ziegler, biyolojik yakıtların küresel gıda fiyatlarını artırdığı için "insanlığa karşı bir suç" olduğunu söyledi. Öte yandan İngilizler biyolojik yakıt programlarının derhal gözden geçirilmesini istediler. Ve Fransa Tarım Bakanı Michel Barnier "mutlak önceliğin" gıda üretimine verilmesi gerektiğini söyledi.

Diğer eleştiriciler, ne var ki, Avrupa Birliği'nin tarım ihracatını nasıl sübvanse ettiğine işaret ediyorlar. Ki, bu şekilde, Avrupalı çiftçiler mutlu olurken, üretim maliyetinin altında yapılan satışlar Afrika'daki yerel gıda üretimi pazarının altını oyuyor.

Sağlık gereklerine ve çevreye dikkat ederek yoksullar için yeterince gıda sağlamak "birbiriyle çelişen iki hedefi uzlaştırmaktır" diyor UNESCO ekoloji ve yeryüzü bilimleri danışmanlarından biri olan Guilhem Calvo.

UNESCO panelinin raporunun bulguları arasında, kalkınmakta olan ülkelerde tarımda artan sayıda yer alan kadınların sağlık ve çalışma koşullarının kötüleştiği ve bunun onları eğitimden alıkoyduğu da bulunuyor. Rapor aynı zamanda Afrika'nın ve Orta ve Batı Asya'nın geniş kesimlerinde su su miktarının önemli miktarda azaldığını da vurguluyor.

Rapor'un direktörü Robert Watson, raporda sadece üretim üzerine yoğunlaşmanın maliyetinin artan bir şekilde bozulmuş ve bölünmüş bir gezegen olduğu yolundaki eski mesajın tekrarlandığını söyledi. Bu mesajın her zaman işitilmediğini söyleyen Watson şunları ekledi: "Eğer güç sahibi olanlar şimdi bunu duymaya niyetliyseler, o zaman yoksulların çıkarlarını hesaba katan daha eşitlikçi politikalar umabiliriz."

Avustralya, Çin, ABD ve Kanada raporda biyoteknoloji ve özellikle de genetik olarak oynanmış gıdalarla ilgili bölümlerle ilgili çekincelerini ifade ettiler. Bazıları bunun gıda krizini hafifletme potansiyeline sahip olmakla birlikte bazıları da bunu gelecek için tehlikeli buluyorlar.

Kaynak: IHT