Türkiye’de nüfusunun yaklaşık yüzde 40’ı (yani 26,5 milyon kişi) 16 büyük kentte yaşıyor ve 16 büyük kentin şebeke kayıplarının oranı ortalama yüzde 43,8. Diğer bir ifadeyle, ülkemizdeki 16 büyük kentte, her 100 metreküp suyun 43 metreküpü yolda kayboluyor.
Ama kimi şehirlerde şebekelerden su sızıntısı yüzde 60'lara kadar çıkabiliyor.
Bu türden kayıplar her ülkede var. Gelişmiş ülkelerde bu rakam yüzde 8 ila yüzde 20 arasındayken, Macaristan ve Çekoslovakya gibi eski doğu bloku ülkelerinde ve onlarca yıl askerî rejim altında kötü yönetilmiş olan İspanya gibi ülkelerde bu rakam yüzde 30'lara kadar çıkabiliyor.
Ama şebeke suyu kayıpları konusunda Avrupa'daki rekorun sahibi tartışmasız Sicilya... Sicilya'daki su dağıtım şebekesine verilen suyun yüzde 40'ı sızıntılar yüzünden heba olup gidiyor.
2002 yazında kuraklık, zaten kurak bir iklimde bulunan Sicilya'yı vurunca su altyapısının perişanlığı gün yüzüne iyice çıktı. Piana degli Albanesi'dekiler şanslıydı, çünkü evlerine gün aşırı su veriliyordu. Ama başkent Palermo'da 3 günde bir su verilebiliyorken, kimi bölgelerde ancak iki veya üç haftada bir su verilebiliyordu.
Palermo'da, susuzluktan bunalan Sicilyalılar sokaklara döküldü. Yolları kesen kızgın kalabalıklar polisle çatıştı.
Bu arada, su sorunun temel sebebini teşkil eden mafya fahiş fiyatlarla, yasal olmayan kuyulardan alınan ve ne kadar temiz olduğu bilinmeyen suları satarak ayrıca para vurmayı ihmal etmedi.
Sicilya nasıl bu hale geldi?
Son 20 yıl boyunca İtalyan hükümeti Sicilya'ya su altyapısı konusunda yatırımlar yapsa da 1,4 milyardan dolardan fazla bir para Sicilya'daki mafya üyelerinin cebine gitti. Para, hiçbir zaman tamamlanmayan barajları sözde finanse etmede ve su dağıtım şebekelerini sürekli olarak sözde tamir etmede kullanıldı. Böylece yolsuzluklar, kötü yönetim ve mafyanın kamu ihalelerine müdahalesi sonucunda durum her geçen gün kötüleşti ve 2002 yılındaki büyük kriz patlak verdi.
Büyük su krizi şimdi Türkiye'nin kapısında
Küresel ısınma etkisini ülkemizde her geçen gün daha da hissettirmeye başladı. Artık ne eskisi kadar yağmur, ne de eskisi kadar kar yağıyor. Bu yüzden, şehirlerimizde kötü yönetim ve yolsuzluklar nedeniyle perişan durumdaki su şebekeleri milyonlarca kişiyi her geçen gün susuzluğa bir adım daha yaklaştıracak. Zor zar barajlarda biriken sular, daha evlere varmadan heba olup gidecek.
Ve bu gidişle nasıl ki Türkiye 2001 yılında kötü yönetimler ve yolsuzluk yüzünden ekonomik anlamda dibe vurduysa, aynı sebeplerden dolayı çok yakın bir zamanda su konusunda da kaçınılmaz olarak dibe vuracak.
Su şebekesindeki su sızıntı ve kayıp oranı büyükşehirlerimizde şu şekilde gerçekleşiyor:
Mersin'de % 12, Ankara'da % 22, Bursa'da % 31, Adapazarı'nda % 32, İstanbul'da % 35, Erzurum'da % 43, Konya'da % 43, Adana'da % 46, Kayseri'de % 46, İzmir'de % 48, Samsun'da % 51, Eskişehir'de % 52, Kocaeli'nde % 53, Gaziantep'te % 60, Antalya'da % 61, Diyarbakır'da % 66.
Conta Hareketine destek olalım
Geçtiğimiz günlerde, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF-Türkiye) 16 büyükşehirdeki su şebekelerinde meydana gelen ortalama yüzde 43,8 oranındaki su kaybının önlenmesini amaçlayan ''conta hareketi'' kampanyasını başlattı. Ülkemize, geleceğimize, kendimize sahip çıkalım, bu harekete destek olalım.