DDT'nin ilk kullanımları

 

1940'larda ve 1950'lerde DDT çarpıcı özelliklerinden dolayı neredeyse mucizevî güçlere sahipmiş gibi görülüyordu.

Sadece bir ya da iki tür haşere üzerinde etkili olan çoğu böçek ilâcının tersine, DDT yüzlerce farklı türü yok edebiliyordu. Etkili olmanın ötesinde, memeliler üzerinde az bir zehirleyiciliğe sahip görünüyordu. Dahası çevrede hemen yıkılmıyor, bu yüzden de sık sık yeniden kullanılması gerekmiyordu. Aynı zamanda ucuzdu ve kullanımı kolaydı.

Kesinlikle son derece zehirli bir madde olmasına rağmen, çok az sayıda insan DDT kullanımının güvenliği ve etkileri üzerinde kuşku ifade etti. Tam o dönemde bilimsel ilerleme sorgulanamaz bir biçimde faydalı görülüyor ve insanların savaşarak doğa üzerinde egemenlik kurmasının gerekli olduğu düşünülüyordu.

a) DDT 2. Dünya Savaşı’nda

DDT 2. Dünya Savaşı'nda haşere dünyasının başbelası olarak büyük ün kazandı. Bu bileşik tifüs, veba, sıtma ve sarı humma hastalıklarının taşıyıcıları olan bit, pire ve sivrisineklere karşı etkiliydi.

DDT ABD birlikleri için Güney Pasifik Adaları'nın sivrisineklerden temizlenmesinde kullanıldı. Ayrıca bit salgınlarından korunmak için askerlerin, mültecilerin ve esirlerin gömleklerine DDT sıkılıyordu. DDT, 1972 yılında yasaklanıncaya kadar, Kore ve Vietnam savaşları gibi sonraki birçok çatışmada da kullanıldı.

b) DDT'nin sivil alanda kullanımı

DDT, 2. Dünya Savaşı'nın sona erdiği 1945 yılından sonra sivil amaçlar için kullanılmaya başlandı. Sivrisinek, kır tırtılı ve Japon kınkanatlısı gibi haşerelerle mücadele amacıyla şehirlerin üzerine havadan püskürtüldü. Zemin seviyesinde ise caddeleri, evleri, kanalizasyonları ve çiftlik hayvanlarını temizlemede kullanıldı.

DDT aynı zamanda tarımsal ekinleri zararlıların saldırılarından korumak için de kullanıldı. Yeni böcek ilacı o kadar etkiliydi ki mahsul rekoltesini önemli ölçüde artırarak dünya gıda üretimini artırdı.

Phil Baker, Dedalus Book of Absinthe adlı kitabında DDT'nin çok ilginç bir kullanımından söz ediyor. 1950'lerde DDT o kadar güvenli kabul ediliyormuş ki bazı cesur içiciler, cin'in içerisine bir tutam DDT karıştırılmasıyla yapılan 'Mickey Slim' kokteylini icat etmişler.

 

Yazının devamı >>