
| Tembellik hakkı |
| Paul Lafargue |
Sevme, içme ve tembellik dışında, tembellik edelim her şeyde - Lessing
Rahipler, iktisatçılar ve ahlâkçılar bu akıl sapıncına karşı çıkacak yerde, çalışmayı kutsallaştırmışlardır. Bu gözü kapalı, bu dar kafalı adamlar, Tanrılarından daha bilge olmaya kalkıştılar. Bu güçsüz ve zavallı yaratıklar, Tanrılarının lânetlediği şeye yeniden saygınlık kazandırmak istiyorlar. Ben ki, ne Hıristiyan, ne iktisatçı ne de ahlâkçıyım. Onların yargılarını Tanrılarının yargısına; din ve ekonomi konusundaki vaazlarını da kapitalist toplumdaki çalışmanın korkunç sonuçlarına havale ediyorum. Kapitalist toplumda çalışma, her çeşit düşünsel yozlaşmaların, her türlü örgensel bozuklukların nedenidir. İki elli uşak takımının baktığı Rothschild ahırlarının safkan atlarını, Normandiya çiftliklerinin toprağı süren, gübreyi taşıyan, ekini ambarlayan ağır yük hayvanı ile karşılaştırın bir. Ticaret misyonerlerinin henüs Hıristiyanlıkla, frengi ve çalışma dogması ile kokuşturamadıkları soylu vahşilere, sonra da, bizim o zavallı makine uşaklarına bir bakın hele.
O büyük çağın Yunanlıları da çalışmayı hor görüyorlardı. Yalnız köleler çalışabilirdi. Özgür insan bedensel devinimlerinden, zekâ oyunlarından başka şey bilmezdi. Bu, aynı zamanda, Aristoteles'in, Phidias'ın ve Aristophanes'in üyesi oldukları bir ulusun içinde insanların dolaştığı, soluk alıp verdiği bir dönemdi. Bu, çok geçmeden İskender'in fethedeceği Asya'nın göçebe sürülerini bir avuç yiğidin Marathon'da yenilgiye uğrattığı dönemdi. Antik Yunan filozofları özgür insanı alçaltan çalışmayı hor görüyorlardı. Şairler Tanrıların armağanı olan tembelliği övüyorlardı: "Ey Melibe, bir Tanrı bağışladı bize bu aylaklığı" (Vergilius, Çoban Şiirleri). İsa, Dağdaki Söylev'inde tembelliği öğütlemişti: "Tarlalardaki zambakların gelişip serpilişine bakın. Onlar ne çalışıyor, ne de yün eğiriyorlar. Buna karşın söyleyeyim size, Süleyman, o görkemi içinde, daha gözalıcı giysilere bürünmüş değildi" (Matta İncili, Bölüm VI). (...) Bizim toplumumuzda çalışmayı çalışma olarak seven sınıflar hangileridir? Toprak sahibi çiftçilerle küçük burjuvalar. Birileri toprakları kapmış, öbürleri dükkanlarına sıkı sıkıya bağlanmış, yeraltı dehlizlerinde köstebekler gibi devinip dururlar, gönüllerince doğaya şöyle bir bakmazlar hiç.
1883, Paris
Paul Lafargue (1842-1911) Fransız uyruklu bir düşünür ve eylemcidir. Fransız Sosyalist Partisi'nin kurucuları arasında yer alan Lafargue işçi hareketinin örgütlenmesine yazılarıyla katkıda bulundu. |
| Künye: Lafargue, Paul. Tembellik Hakkı. Çeviren: Vedat Günyol. Telos Yayıncılık. Beşinci basım 1993. |